• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/mesut.kose.3576224
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905532411499
  • https://www.instagram.com/doc.dr.mesutkose
Yayınlarım
Merak Edilenler
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret5846

Erken Doğum

Erken Doğum
Doğum sürecinin 36. gebelik haftası tamamlanmadan önce başlaması durumudur. Vaktinden önce doğan bebek prematüre bebek olarak adlandırılır. Meydana gelen gebeliklerin yaklaşık %8'i erken doğum ile sonuçlanmaktadır.Prematüre bebekte  Afyon Kadın Doğum özellikle  akciğerler tam olarak olgunlaşmadığı için bebeğe yoğun bakım uygulanmasını gerekir.
Erken doğum tanısı erken konursa bu durum durdurulabilir. Bu yüzden her anne adayı erken doğum tehdidi hakkında bilgilendirilmelidir.
afyon kadın doğum
 

Doğum eylemi neden erken başlar?

Dоğum eylemi normаlde kendi kendine başlar. Anе ve/veya bebek hayatı tehlikeye girerse doktor tarafından erken doğum kararı verilebilir vе suni sancı ya da sezаryen yolu ilе doğum gerçekleştirilir.

Doğum eylemіnіnіn erken başlamasına bіr çok etki eden durum vardır.nBunlar arasında en etkіlі olаnlаr çoğul gebelik ve polіhіdramnіyostur (bebeğin sıvısının normaldеn fаzlа olması). İkіz gebelikte doğumun tekіl gebeliklerden dаhа erken başlaması bir kuraldır ve bazı durumlarda eylem 36. haftadan önce başlayabilmеktеdir.nSuların miyad dolmadan erken gelmesi, yani erken membran rüptürü (EMR) dе doğum eуlemini başlatan diğer bir etkendіr. Suların gelmesiyle Afyon Kadın Doğum açığa çıkan bаzı maddeler ve olaya eklenen enfekѕiyon erken doğum eylemini tetikler.nGenital sіstem enfeksiуonları (özellikle B grubu streptоkоklarla meydana gelen enfeksiyonlar, bakteryel vajinozis ve trikomonaslara bağlı vajіnіt, klamіdyalar, anaerob bakterіler, ureоplasma ve mikoрlazmalarla оluşan enfeksiyonlar ) vе üriner sistеm (idrar yolları) enfeksiуonları erken doğum eylemіnі başlatabilir.nPlacеnta previa (рlasentanın dоğum kanalını kapatması), аblаtio placenta (plasentanın erken aуrılması) gibi durumlаrdа da dоğum eylemi dаhа erken başlayabilir.nAne adayının beslenmesіnіn yеtеrsizliği, sosyoekonomik ѕeviyeѕinin düşük оlması, ane adayında ciddi anemi (kаnsızlık), sigаrа kullanımı gibi etkenler de doğum eylemini başlatmada еtkili olabilmektedir.nHangi ane аdаylаrı еrkеn doğum yapma rіskі аltındаdır?nGörünürde obstеtrik (gebelikle ilgili) yа da tıbbi hiçbir prоblemi olmаyаn, düzenli dоktоr kontrollerine dеvam еdеn bir аne adaуının erken dоğum yapma riski düşüktür.nDaha önce erken doğum yapmış olan уa da erken doğum tehdidi nedeniyle tedаvi görmüş olаn ane adayları mevсut gebelikte risk altındadır. Bir kеz erken doğum yapmış olan ane adayında bu durumun sonraki gebeliklerde tekrarlama rіskі %25-50 arasındadır.nTеkrarlayan düşükleri ve özellіkle de ikinci trimester düşüklеri olan ane adaylarında erken doğum riѕki аrtmıştır.nRаhiminde şekil bоzuklukları оlan anе аdаylаrındа (çift rahіm, uterus biconis, uteruѕ içinde septum (rahіm іçі perde) gibi) risk artmıştır.nRahim аğzındа doğuştan var olan bozukluklar, ya da rahim ağzına uygulanan cеnahi bir müdаhаle sоnucu (kоnizasyоn, LEEP gibi) оrtaya çıkan rahim ağzı Afyon Kadın Doğum yetersizliği olan ane adaylarında risk artmıştır.nMevcut gebelіğі çoğul olan ane adaylarında, pоlihidramniyоs (bebeğin sıvısının fаzlа olması) tanısı konmuş olan ane adaуlarında risk artmıştır.nMevcut gebelik esnasında karın amеliyatı (apandisit, ya da over kisti ameliyatı gibi) geçirmiş olan, rahim miyomları olаn (özellikle çok sayıda miyomu olan, gebelіk esnasında miyоmları büyüme göѕteren yа dа baştan beri büyük miyоmları olаn) аne adaуlarında erken doğum riski artmıştır.nBu temel risk faktörleri dışında birinci trіmester sonrası оrtaya çıkan kanaması olan, ağır işlerde çalışan (ağır kaldırılmaѕı gereken işler, çok uzun yürüyüş gerektiren işler), sigаrа içen (özеlliklе günde 10 adet ya da dаhа fazla içen) anе adaуlarında risk artmıştır.nKıѕa sürеdе aşırı kіlo kaybı, ateşli hastalık geçirilmesi, іlerі derecede fiziksеl ya da ruhsal stres (yorgunluk), gеbе kalındığında 18 yaş altında yа dа 40 yaş üstündе olmak, gebe kalınan dönеmdе vücut ağırlığının 50 kіlogramdan düşük, boуun 150 cm'den kısа olması, anemi, gebelik esnasında idrar yolu enfeksiyonu geçirmek, bir yаşındаn ufаk bebeği olmak, çok düşük sosyoekonomik bir çevrede уaşamak, evde iki yа dа daha fazla sayıda ufak çocuğu bulunmak ve eşinden ayrı olmak da kesin olmаmаklа beraber erken doğum rіskіnі artırabilen diğer etkenlerdіr.

Hangi anne adayları erken doğum yapma riski altındadır?

Görünürde obstetrik (gebelikle ilgili) ya da tıbbi hiçbir problemi olmayan, düzenli doktor kontrollerine devam eden bir anne adayının erken doğum yapma riski düşüktür.
Daha önce erken doğum yapmış olan ya da erken doğum tehdidi nedeniyle tedavi görmüş olan anne adayları mevcut gebelikte risk altındadır. Bir kez erken doğum yapmış olan anne adayında bu durumun sonraki gebeliklerde tekrarlama riski %25-50 arasındadır.
Tekrarlayan düşükleri ve özellikle de ikinci trimester düşükleri olan anne adaylarında erken doğum riski artmıştır.
 
Rahiminde şekil bozuklukları olan anne adaylarında (çift rahim (uterus), uterus bicornis, uterus içinde septum (rahim içi perde) gibi) risk artmıştır.
Rahim ağzında doğuştan var olan bozukluklar, ya da rahim ağzına uygulanan cerrahi bir müdahale sonucu (konizasyon, LEEP gibi) ortaya çıkan rahim ağzı Afyon Kadın Doğum yetersizliği olan anne adaylarında risk artmıştır.
Mevcut gebeliği çoğul olan anne adaylarında, polihidramniyos (bebeğin sıvısının fazla olması) tanısı konmuş olan anne adaylarında risk artmıştır.
Mevcut gebelik esnasında karın ameliyatı (apandisit, ya da over kisti ameliyatı gibi) geçirmiş olan, rahim miyomları olan (özellikle çok sayıda miyomu olan, gebelik esnasında miyomları büyüme gösteren ya da baştan beri büyük miyomları olan) anne adaylarında erken doğum riski artmıştır.
Bu temel risk faktörleri dışında birinci trimester sonrası ortaya çıkan kanaması olan, ağır işlerde çalışan (ağır kaldırılması gereken işler, çok uzun yürüyüş gerektiren işler), sigara içen (özellikle günde 10 adet ya da daha fazla içen) anne adaylarında risk artmıştır.
Kısa sürede aşırı kilo kaybı, ateşli hastalık geçirilmesi, ileri derecede fiziksel ya da ruhsal stres (yorgunluk), gebe kalındığında 18 yaş altında ya da 40 yaş üstünde olmak, gebe kalınan dönemde vücut ağırlığının 50 kilogramdan düşük, boyun 150 cm'den kısa olması, anemi (kansızlık: hematokrit<34), gebelik esnasında idrar yolu enfeksiyonu geçirmek, bir yaşından ufak bebeği olmak, çok düşük sosyoekonomik bir çevrede yaşamak, evde iki ya da daha fazla sayıda ufak çocuğu bulunmak ve eşinden ayrı olmak da kesin olmamakla beraber erken doğum riskini artırabilen diğer etkenlerdir.
 

Erken doğum eylemi nasıl belirti verir?

Doğum eyleminin zamanından önce başlaması başta rahim kasılmaları olmak üzere anne adayı tarafından farkedilebilen çok çeşitli belirtiler verir. Bu belirtilerin her anne adayı tarafından bilinmesi gereklidir.
Erken doğumun gerçekleşmesi için temel şart rahim kasılmalarının olmasıdır. Kasılma olmadan rahim ağzı açılmaz. Kasılmalar bazı anne adaylarında kendini ağrıyla belli ederken bazı anne adaylarında hiç bir ağrıya yol açmayabilir.
Kasılmaların anne adayı tarafından saptanması
erken doğum 
Kasılmalarınızın olup olmadığını anlamak için avcunuzun içini karnınıza hafifçe dokundurunuz. Avucunuzun altında rahiminizin "toplanıyor" hissi yaratması kasılma belirtisidir. Bu esnada ağrı duyulması şart değildir. Bu kasılmaların sıklığını ve süresini ölçünüz. Saatte dört kez ya da daha sık ortaya çıkan kasılmalarda mutlaka doktorunuza haber veriniz.
Diğer belirtiler:
Erken doğum tehdididinin diğer önemli belirtileri arasında pelviste dolgunluk hissi, adet sancısına benzer kramp tarzı ağrılar, pozisyon değiştirmekle geçmeyen bel ağrıları, vajinal akıntının artması ya da niteliklerinin değişmesi (daha müköz, daha sulu ya da kanlı akıntı ortaya çıkması), ishalle beraber olan ya da tek başına ortaya çıkan barsak krampları yeralır. Bu durumda yine kasılmalarınızı elle kontrol ediniz. Bu belirtiler kasılma olmadan tek başlarına bir anlam taşımazlar. Ancak bu belirtilerden biri varsa ve kasılmalarınızın olup olmadığından emin değilseniz yine doktorunuza başvurmalısınız.
 

Erken doğum tehdidi tanısı nasıl konur?

Gerçek Erken Doğum Tehdidi (EDT) tanısını koymak her zaman kolay değildir. Gerçekte EDT olmayan bir anne adayına EDT tanısı koymak anne adayının yan etkileri ciddi olabilen ilaçlarla tedavi görmesine ve uzun süreler hastanede yatmak zorunda kalmasına yol açar. Aksine EDT olan adayına tanının konamaması ise prematüre bir bebeğin doğumuyla sonuçlanır. Prematüre bebek ise Afyon Kadın Doğum yoğun bakım gerektirecek durumlarla ve hatta ölüm riskiyle karşı karşıyadır. Bu nedenle çok hassas davranılmakta ve muhtemelen gerektiğinden daha fazla sayıda olguda EDT tanısı konmaktadır. EDT şüphesinde anne adayının risk faktörlerinin ve klinik bulgularının dikkatlice değerlendirilmesi gereksiz yere EDT tanısı konan olguların sayısını azaltabilir.
 
İlk incelemeler:
Kasılmalarla başvuran bir anne adayında vajinal kanama yoksa ilk yapılacak inceleme genel anamnez ve gebelik muayenesi sonrası steril vajinal tuşedir ("alttan muayene"). Vajinal tuşe yapılmadan hemen önce rahim ağzına spekulum ("metal alet", artık plastikten yapılmaktadır) yerleştirilerek vajinanın derinliklerinden sıvı örneği alınır. Bu alınan sıvıda pH ölçümü yapılarak (AMNİSURE) erken membran rüptürü (EMR), yani suların boşalıp boşalmadığı, anne adayının suyunun gelip gelmediğinin araştırması yapılır. Bu inceleme önemlidir zira erken doğumların bir kısmı gebe tarafından fark edilen ya da fark edilmeyen EMR sonrası başlayabilir. Tüm anne adaylarına yapılan rutin incelemeler (tam kan ve tam idrar tetkiki, idrar kültürü) dışında gerekirse gonore, B grubu streptokok ve klamidya bakterileri için vajinal kültür alınır.
Vajinal muayenede rahim ağzı açılması belli bir seviyenin üzerindeyse (yaklaşık dört cm.) EDT tanısı kesindir. Bu açıklıkta ilaç tedavisiyle doğum eylemini durdurma şansı çoğunlukla olmadığından doğum eylemi kendi seyrine bırakılır. Doğumun prematüre bebeğe yoğun bakım olanaklarının olduğu bir hastanede gerçekleşmesi gerekir.
Tuşede rahim ağzı açılması varsa ve açıklık dört cm. altındaysa, rahim ağzında silinme (incelme) varsa kasılmalar takip edilir. Bu amaçla ya elle kasılma takibi yapılır ya da kardiyotokografi cihazından (NST) faydalanılır. Yapılan 20 dakikalık incelemede dört ya da daha fazla sayıda kasılma saptanması durumunda EDT tanısı kesindir. Anne adayı hastaneye yatırılır ve tokoliz (doğum eylemini durdurma) tedavisine başlanır.
Kasılmalarla başvuran ve takipte etkin kasılmaları olan ancak rahim ağzı bulguları çok hafif ilerleme gösteren olgular tanıda problem yaratır. Bu durumda tanıyı kesinleştirmek için hastanede takip yapılır. Anne adayı sol yanına yatırılarak damar yolu açılır ve sıvı verilir. İki sattlik aralarla yapılan vajinal muayenelerden herhangi birinde rahim ağzı açıklığındaki değişiklik ilerliyorsa EDT tanısı kesindir ve tokoliz tedavisi başlanır. Rahim ağzı açıklığında değişiklik saptanmadığı sürece tuşelere iki sattlik aralıklarla devam edilir. Değişme oluştuğu anda tokoliz başlanır. Bu takip kasılmalar durana kadar devam eder. Değişme olmazsa kasılmalar kendi kendine durana kadar takip devam eder.
 

Erken doğum tehdidi nasıl tedavi edilir?

(Tokoliz (doğum eylemini durdurma) tedavisi)
Şartlar uygun olduğunda erken doğum eylemini durdurmak ve bebeğin büyümesi için zaman kazanmak mümkündür. Ancak kullanılan ilaçlar (nifedipin (Nidilat), ritodrin (Pre-Par) ve magnezyum sülfat gibi) yan etkileri ciddi olabilen ilaçlar olduğundan erken doğum tanısının doğru konması ve tedaviyi alması sakıncalı ya da gereksiz olabilecek anne adaylarının belirlenmesi önem kazanır.
Bu amaçla erken doğum tehdidi konan anne adayının rutin antenatal tetkikleri yapılır, ultrason ile gebelik haftası belirlenir ve anomali araştırması yapılır. 28 haftanın üzerindeki gebeliklerde kardiyotokografi cihazı ile fetusun iyilik hali ve kasılmaların seyri değerlendirilir (NST). Tokoliz tedavisinin başarısız olma olasılığı göz önünde bulundurularak tedavi mutlaka prematüre doğan bir bebek için yoğun bakım şartlarının bulunduğu bir hastanede yapılır.
Kanaması olan ve kanamasının nedeni tam belirlenemeyen, ablatio placenta (plasentanın erken ayrılması) şüphesi olan, koryoamnionit (suların erken gelmesine bağlı rahim iltihabı) bulguları olan, bebeği ölü olan, bebeğinde gelişme geriliği olan, bebeğinde yaşamla bağdaşmayan anomalisi (sakatlığı) olan (anensefali gibi), ciddi fetal distres (bebeğin uzun zamandırn oksijensiz kalması) bulguları olan anne adaylarında erken doğum bulguları olsa da tedavi başlanmaz.
36. gebelik haftasını tamamlamış olan anne adaylarında ve rahim ağzı açıklığı dört santimetre ve üzerinde olan anne adaylarında da doğum çoğunlukla kendi seyrine bırakılır.
Tokoliz (erken doğumu durdurucu tedavi) uygulanması:
Tokolizde rahim kasılmalarını durdurmaya yönelik farklı ilaçlar kullanılır. En sık ağız yoluyla nifedipin (Nidilat), intravenöz yolla (damardan) ritodrin (Pre-Par) ve magnezyum sülfat kullanılır. Tedaviye başlandığında ayrıca anne adayına "kalçadan akciğer olgunlaşmasını sağlayıcı iğne" (Celeston) uygulanır. Bu kortizon enjeksiyonu, sanıldığının aksine kortizon hormonunun klasik yan etkilerinin oluşmasına neden olmaz, zira bu doz yüksek bir doz değildir, amaç bebeğin akciğer gelişimine katkıda bulunarak bebek erken doğduğunda yaşama olasılığını artırmak ve küvözde geçireceği süreyi kısaltmaktır.
Ritodrin (Pre-Par) kasılmaları etkin bir şekilde durdurabilmesi yanında kalp ve metabolizma üzerine önemli etkileri olabilen bir ilaçtır. Anne adayında hipertansiyon, kalp hastalığı ve ciddi hipertiroidi durumunda kullanılmaz. Kan şekerini yükseltici etkisi nedeniyle diabetlilerde çok dikkatli kullanılır.
İkinci seçenek olarak kullanılan magnezyum sülfat preeklampsi tedavisinde de kullanılan ve kendine özgü ciddi yanetkileri olabilen bir ilaçtır. Özellikle çoğul gebeliklerde, anemisi olan gebelerde, tokoliz uygulamasının sakıncalı olduğu durumlarda yapılan uygulamalarda, kalp hastalığı olan anne adaylarında, tanısı konamamış koryoamniyonit ya da ablatio placenta varlığında, yaşı ileri olan (35 yaş üzeri) anne adaylarında, intravenöz tedavinin 24 saatten daha uzun sürmesi durumunda ilaca bağlı ciddi yanetkilerin ortaya çıkma olsılığı artar.
Tedavi esnasında anne adayının tansiyon, nabız, ateş gibi yaşamsal bulguları kontrol altında tutulur.
Kasılmalar tümüyle durduktan sonra tedaviye 12 saat daha devam edilir ve kasılmaların bittiğinden emin olunduğunda intravenöz uygulamaya son verilerek aynı ilacın ağızdan alınan tablet şekliyle tedaviye geçilir. Muhtemel bir tedavi başarısızlığı ve erken doğum olasılığı gözönünde bulundurularak fetusun akciğerlerinin olgunlaşmasını hızlandırmak amacıyla anne adayına steroid içerikli ilaç enjeksiyonu bu aşamada çoktan yapılmış durumdadır.
 Tokoliz tedavisine son verilmesi:
Tokoliz tedavisi şartlar elverdiği sürece 36. gebelik haftasına kadar devam ettirilir ve bu süre içerisinde anne adayı hastanede sıkı takip altında tutulur.
Tokoliz tedavisine rağmen kasılmaların durmaması ve rahim ağzı değişikliklerinin ilerlemesi durumunda tedavi başarısız kabul edilerek kesilir.
36. gebelik haftası bittiğinde artık bebek olgunlaşmış kabul edildiğinden tedavi kesilir ve anne adayı evine gönderilir. Doğum eylemi başlamadığı sürece haftalık rutin antenatal kontrollerine gelmesi önerilir.
Tedavi genellikle baştan sona kadar hastanede uygulanır. Ancak bilinçli hastaların tedavilerine evde sürdürmelerine izin verilebilir. Evde tedavisi uygun görülen anne adaylarının kullandıkları ilaçların yanetkilerine karşı hassas olmaları gerekir. Bu anne adaylarına elle kasılma takibi öğretilir ve EDT belirtileri ortaya çıktığında hemen başvurmaları öğütlenir.
EDT tedavisinde ilaç kullanımı yanında istirahat edilmesi de çok önemlidir. Yeterli beslenme ve özellikle yaz aylarında yeterli sıvı alınması çok büyük önem taşır.
 

Erken doğum Tehdidi ve Erken Doğumun Önlenmesi mümkün mü?

Düzenli olarak gebelik kontrollerine gidilmesi ve bertaraf edilebilen risk faktörlerinin saptanarak giderilmesi (anemi, idrar yolu enfeksiyonları, rahim ağzı ve vajinadaki enfeksiyonlar gibi) EDT riskini azaltabilir. EDT açısından yüksek risk altında olan anne adaylarının daha sık Afyon Kadın Doğum doktor kontrollerine gitmesi önemlidir.
  
192 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın